Karalamalar
Kariyer Uzmanlık Mesleği Üzerine Bir Deneme: Uzman Kime Denir?
Uzman kime denir? Bir kariyer uzmanının nitelikleri nedir, ne olmalıdır? Kariyer uzmanının performansı nasıl ölçülür, nasıl ölçülmelidir? Bu sorulara farklı disiplinlerin birbirinden farklı cevapları bulunmaktadır. Yine de bu cevapların içerdiği bazı ortak unsurlar tespit edilebilir ve değerlendirme için sağlıklı bir zemin elde edilebilir.Sanayi Devrimi ile birlikte fabrikaların ortaya çıkışı, binlerce insanın çalışmak için fabrikalarda bir araya gelmesi, ev ile iş yerinin ayrılması, kırdan kente doğru yaşanan göç ve buna bağlı olarak kentleşmenin hız kazanması, artan kent nüfusunun beraberinde getirdiği yeni ihtiyaçlar gibi sayısız gelişme, devletin de dönüşmesi sonucunu doğurmuş ve modern devlet ortaya çıkmıştır.
Modern devletin gelişim sürecinde karşılaşılan karmaşık sorunların üstesinden gelmek, yönetimde istikrarı ve bu yolla kurumsal hafızayı tesis etmek için yeni bir çalışan tipine ihtiyaç duyulmuştur. Uzman olarak adlandırılan bu çalışan tipi, Anglo-Sakson ve Kıta Avrupası ülkelerinde birbirine yakın zamanlarda ortaya çıkmıştır. Bu çalışan tipinin bir ülkenin gelişiminde sahip olduğu kritik rol, ABD Başkanı Woodrow Wilson tarafından kaleme alınan ve kamu yönetimi disiplininin kurucu makalesi olarak kabul edilen “İdarenin İncelenmesi” isimli makalede ABD özelinde açıklanmıştır.
Türkiye’de modern askeri okulların kurulmasını takiben sivil bürokrasinin ihtiyaç duyduğu yeni çalışan tipinin yetiştirilmesi için 1859 yılında Mekteb-i Mülkiye’nin kurulması bu yolda atılan ilk adımdır. Bir asra yakın bir süre, Mülkiye Mektebi’nin yanı sıra hukuk fakülteleri ile sivil mühendislik fakülteleri modern devletin ihtiyaç duyduğu kariyer uzmanları yetiştiren okullar olmuştur. Bununla birlikte, bu süre zarfında personel sisteminde “uzman” kadrosu oluşturulmamış, tüm süreçler geleneksel “memur” kadrosu ve tanımı içerisinde yürütülmüştür.
1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) kurulmasıyla birlikte “uzman” kadrosu ve tanımı personel sistemi içerisinde kendine yer bulmuştur. O tarihten bugüne kadar geçen süre zarfında giderek yaygınlık kazanmış ve memur tanımının dışında kalan, devletin muhatap olduğu karmaşık konuları yönetmek için istihdam ettiği personel olarak “uzman”, hâkim istihdam biçimi haline gelmiştir.
Uzman olarak adlandırılan çalışan tipini anlamak adına, uzman-memur ikiliği iyi bir başlangıç noktasıdır. Bu kapsamda kavramların etimolojik çözümlemesi detay değerlendirmeler bağlamında ufuk açıcı olabilir. Memur kelimesi, Arapça “emr” kökünden gelmektedir ve kelime anlamı “emredilen, emir altında olan kimse” şeklinde açıklanmaktadır. Sözlük anlamı ise, “devlet hizmetinde çalışan maaşlı kimse” olarak ifade edilmiştir. Buna karşılık, Eski Türkiye Türkçesi ve halk ağzında “usta, mahir, becerikli” anlamına gelen “uz” kelimesinden türetilen uzman kelimesi sözlükte, “belli bir konuda, belli bir işte bilgisi ve becerisi çok olan kimse, belli bir konu üzerinde çalışmış ve derinleşmiş olan kimse” şeklinde tanımlanmaktadır.[1]
Disiplinlerin detay açıklamalarına gerek kalmadan her iki kavramın etimolojisinin karşılaştırılması, uzman olarak adlandırılan çalışanın ayırt edici özelliklerinin tespit edilmesine imkân vermektedir. Buna göre, kendisine verilen talimatları uygulamakla mükellef olan memur, yaptığı işin öznesi değildir. Diğer bir ifadeyle, memur salt bir uygulayıcıdır, uygulamaya konu olan işin tasarımında ya da geliştirilmesinde herhangi bir katkı sahibi değildir. Bu bağlamda, memuriyet pasif eylemlerden oluşmaktadır. Buna karşılık uzman ise, yaptığı işin öznesidir. Sahip olduğu derinlemesine bilgi, entelektüel kapasite ile o işin tasarlanmasında ve geliştirilmesinde söz sahibidir. Bu yönüyle uzmanlık, aktif eylemlerden oluşan bir süreçtir.
Konunun daha iyi anlaşılması ve yapılan değerlendirmenin arka planının somutlaşması adına uzman-memur ikiliğinin bir örnek üzerinden açıklanması faydalı olabilir. Tapu dairesinde bir memur, daha önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde vatandaşların tapu devir-teslim işlemlerini gerçekleştirir. Bunu yaparken edilgen bir konumdadır ve kendisinden kurallar doğrultusunda işlemi yerine getirmesi beklenir. Yaptığı işe yön veren kuralların geliştirilmesinde herhangi bir rolü yoktur ve bu yönüyle salt bir uygulayıcıdır. Buna karşılık, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nde tapu devir-teslim süreçlerinin iyileştirilmesi için çalışma yapmakla görevlendirilmiş bir uzman, memurdan farklı olarak yaptığı işin öznesidir. Memurun yaptığı işin analiz edilmesi, aksayan yönlerinin tespit edilmesi ve bunların giderilmesi için çözüm önerileri (idari, hukuki ya da teknik) geliştirilmesi uzmandan beklenen işlerdir. Dolayısıyla, bir uzman, sorumluluğu altındaki işin öznesi olarak o işe dair araştırma yapan, ilgili ulusal ve uluslararası yazını takip eden, yaptığı araştırmalardan elde ettiği sonuçları sentezleyip politika (policy) önerileri geliştiren kimse olarak tanımlanabilir. Özne olmanın içerdiği aktiflik ise, “eleştirel düşünmeyi” ve “inisiyatif almayı” bir uzmanın en belirgin vasıfları haline getirmektedir.
1 Tanımlar için Kubbealtı Lugati, lugatim.com’dan yararlanılmıştır.