Mesleki Çalışmalarım
Kent Kültürü Çalışmaları
Son Durak: Hafıza İzmir

Kültür yayınları ile başlayan İzmir Zaman Makinesi ile devam eden yolculuk, her şeyden önce İzmir’i farklı yönleriyle keşfetmemizi sağladı. Bu keşif yolculuğu esnasında yurt içinde ve yurt dışında İzmir üzerine çalışan, İzmir’i dert edinen birçok akademisyen, uzman, yazar, çizer, sahaf, koleksiyonerle yolumuz kesişti. Her birinden yeni şeyler öğrendik, öğrendiğimiz her yeni şey farklı kapıları açtı. Bu sürecin bizler açısından yeni insanlarla tanışmak ve İzmir’i farklı yönleriyle derinlemesine keşfetmenin yanı sıra en önemli semeresi, İzmir Kalkınma Ajansı olarak yaptığımız işe dair farkındalığımızı artırması olmuştur.
Yolculuğumuz ilerledikçe öğrendiklerimiz ve keşfettiklerimiz ile bölgesel kalkınma bağlamında güncel olarak odaklandığımız konular arasındaki tarihsel süreklilik, bizi bu konu özelinde daha fazla durup düşünmeye sevk etmiştir. Kültür alanında yürütülen çalışmalardan elde edilen geçmişin bilgisi, İzmir’in kendini bir liman-kent olarak var ettiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, özellikle Smyrna Antik Kenti’nin kuruluşundan itibaren beş bin yılı aşkın bir süredir geçerliliğini korurken, şehrin tarihinde limanın sahip olduğu belirleyici rol, 17. yüzyıldan günümüze kadar uzanan son dört yüz yıllık dönemde daha önce hiç olmadığı kadar güç kazanmıştır. Modern İzmir’i doğuran bu gelişmelerin kentte yarattığı etkiler ve bıraktığı izler takip edildiğinde, geçmişin bilgisinin günceli anlamak ve analiz etmek açısından ne kadar büyük bir öneme sahip olduğu Ajans özelinde daha iyi anlaşılmıştır. Ajans özelinde idrak edilmesini sağlamıştır. Bu farkındalık ve keşifl e birlikte kent kültürü alanında yürütülen çalışmaları daha sistemli hale getirme ve bu sayede Ajansın güncel çalışma dinamiğini besleyecek yeni bir kent kimliği bağlamı inşa etme düşüncesi gündeme gelmiştir. 2024 yılı boyunca olgunlaşan bu düşüncemiz, Ajansımızın 2025 Yılı Çalışma Programı’nda “Kent ve Kültür Sonuç Odaklı Programı” olarak karşılık bulmuş ve 2019 yılında başlayan kültür çalışmalarımız için 2025 yılı itibarıyla “Hafıza İzmir” adıyla yeni bir dönem başlamıştır.
Peki Hafıza İzmir nedir?
Hafıza İzmir, Ajansımızın yürüttüğü kültür çalışmalarının üst markası olmasının ötesinde, Ajansımız tarafından İzmir’in kent kimliğini anlamak ve anlamlandırmak için geliştirilmiş yeni bir yaklaşımdır.
Peki, Hafıza İzmir bunu nasıl hayata geçirecek?
Hafıza İzmir, İzmir kent kimliğini düşünmek için yeni bir bağlam önerisinde bulunuyor. İzmir’in 8.500 yıllık tarihini dikkate alan ancak özellikle modern İzmir’i doğuran 17. yüzyıl ve sonrasındaki gelişmelere odaklanan bir tarihsel arka plan üzerinde yükselen bu bağlam, İzmir kent kimliğini, üç ana eksen etrafında kavrıyor. İzmir kent kimliğini oluşturan temel unsurlar olarak da adlandırabileceğimiz bu eksenler sırasıyla liman, ticaret ve yaratıcılık. Liman, İzmir kent kimliğinin ana unsuru. Liman beraberinde ticaretin gelişmesine, ticaret de her milletten insanın bir araya gelmesine vesile olmuştur. Çok kültürlü bir ortamın doğmasına vesile olan bu dinamik aynı zamanda yaratıcı düşüncenin gelişip serpilmesi için gerekli atmosferi oluşturmuştur. Hafıza İzmir’in kent kimliği özelinde ortaya koyduğu bu bağlam, her üç eksen özelinde kişiler, kurumlar ve mekânlar başlıkları altında somutluk kazanmaktadır.

İzmir Kent Kimliği Dijital Arşivi’ne ulaşmak için tıklayınız.
Kent kültürü alanındaki çalışmalarımızı daha sistemli hale getirme çabasının bir ürünü olarak ortaya çıkan Hafıza İzmir; Kültür Yayınları ve İzmir Zaman Makinesi’nin yanı sıra Kent Kimliği Dijital Arşivi başta olmak üzere Hafıza İzmir yaklaşımı doğrultusunda gerçekleştirilen söyleşiler, sergiler, bilimsel etkinlikler, içerik geliştirme ve üretme çalışmaları ile yoluna devam ediyor. Son söz olarak 2019 yılında bir kitap ile başlayan ve bugün “Hafıza İzmir” olarak yoluna devam eden Ajansımız kültür çalışmaları yolculuğunda benimle birlikte yol yürüyen bütün ekip arkadaşlarıma isimlerini sayarak teşekkür etmek isterim. Orçun Andıç, Çağdaş Güneş, Cangül Kuş, Mehmet Akif Köseoğlu, Arın Hünler, Ayşe Ürel, Hasan Can Çakır ve Ayşenur Arda. Gönüllük esasıyla mesai mefhumu gütmeksizin yaptığınız çalışmalar sayesinde “Hafıza İzmir”i hep birlikte inşa ettik. Bir damlanın yarattığı akis misali, bir kitapla başlayan bu yolculuğun, bizler olmadan da devam etmesi, yolunun uzun ve semereli olması en büyük dileğimdir.
